İsmail Hami Danişmend kitaplarına devam. Bu kitapta da Fatih Sultan Mehmed ve bilhassa İstanbul'un fethi hakkında ortaya atılan birçok yavan iddia çürüyor.
***
İstanbul’un
fethi, yalnız Türk ve İslam dünyası namına askeri bir zafer değil,
bütün insanlık ve medeniyet için eşi bulunmayan bir hadisesidir. Türk
egemenliğinin Doğu Roma hâkimiyetinin yerini almasıyla, din ve vicdan
hürriyeti kavramı, ilk defa olarak Avrupa kültür dairesine girmiştir.
Avrupa’nın doğusunda, Türk’ün din ve vicdan hürriyeti ile insan
haklarına saygı ilkesinden doğan bu tarihî şafak, Ortaçağ loşluğuna son
veren bir adım olmuştur. Doğudan gelen aydınlı fark eden Ortodoks
dünyası, Katolik dindaşlarındansa Türk egemenliğine girmeyi gönüllü
olarak tercih etmiştir. Öte yandan, tarihi belgeler, Katolik
Hıristiyanların da, Türkleri, Bizans Ortodokslarına tercih edip onlara
daha çok itimat ettiklerini gösteren örneklerle doludur.
İstanbul’un
fethi, dünya tarihine yalnızca insan hakları ve din ve vicdan hürriyeti
kavramlarını kazandırmamış, aynı zamanda siyasi tarih açısından da
sonraki yüzyıllara damgasını vuracak bir olayın başlatıcısı olmuştur.
Topçuluk tekniğinin dünya tarihini değiştirecek ilk büyük zaferi
sayılan İstanbul’un fethi, derebeylik sisteminin ortadan kalkmasını
hızlandırmıştır. Dolayısıyla fetih, Batı’da ülke bütünlüğünün
sağlanmasında ve millî birliğin kurulmasında en önemli etkenlerden biri
olmuştur.
Fethin bütün
dünya insanlığına açtığı parlak ufuklar konusunda mutlaka bilmemiz
gereken bilgileri özlü bir şekilde derleyip sunan bu kitap, bizlere
tarihimize ve insanlık medeniyetine yeni ve farklı bir bakış açısıyla
bakma imkânı sağlıyor.
(Tanıtım yazısından)