
Fotoğraf Hakan Coşar'ın elleriyle çekilmiş. Cebit'in güzel bir özeti. Bu yıl açıldığı gün yani 7 Ekim dahil olmak üzere Cuma günü bile fuardaydım. Öğleye kadar işyerimde bulundum, sonrasında izinliydim. Bu tip konularda müdürüm son derece anlayışlıdır sağolsun.
İlk günki amacım fuarın neresinde ne olduğunu iyice anlayabilmek, varsa teknolojik ve elektronik kampanyalardan yararlanabilmekti. Zira maaşlarımızın çok büyük bölümünü teknolojik alışverişlere ayırıyoruz :) Fuarda bu konuda pek bi yenilik olmasa da, fuar dışındaki teknosa alanında indirimler güzeldi. Bir kablosuz modem ve cep telefonu alarak alışverişimi tamamladım. Mart 2008'de 500 ytl'nin üzerinde bir fiyatı olan, 30 Haziran'da 375 ytl'ye anca inen cep telefonunu peşin 180 ytl'ye görünce dayanamadım tabi :) Diğeri ise çok fazla niteliği olmayan, ucuz ve kullanışlı bir modem. Neyse ben fuarı değerlendirmeye geri döneyim..
Tüm dünyada teknoloji fuarı olarak gerçekleştirilen cebit bizde daha çok telekomunikasyon ve show dünyasının göz önünde olduğu bir fuar olarak gerçekleşiyor. İnsanlar turnikelerden kendini hızlıca içeri atarken "içeride bedava cep telefonu dağıtılıyormu?" diye sorabiliyor. Magazin dergileri ve gazeteler dağıtılırken bile birbirlerinin çapraz bağlarını kopartabiliyor ve kafa göz yarabiliyor. Enteresandır fuarın en güzel ve en çok güvenilen alanı iş dünyası alanıydı. Neticede en boş ve en sakin alan da orasıydı.. İnsanlar daha çok "güzel görüntülerin" ve "eşantiyonların" bol olduğu yerleri tercih ediyorlardı.
Bir yazılımcı ve fuarı 4 gün gezen biri olarak olayı daha derin idrak edebiliyorum. Bu yılki fuar rezalete yakındı. Dışarıdaki teknosada play station ve pes 2009 oynayan bireyler bana göre daha çok eğlendi ve daha bilişimci ruha sahipti. Çok elektronik alet görmek isteyip illede ürün yelpazesini görmek istiyorsanız size doğubank ve yazıcıoğlu iş hanlarını gezmenizi tavsiye edebilirim. Fuar o konuda solda sıfır kalacaktır..
Elbette fuarda alkışlanacak standlar ve aktiviteler de vardı. Ben bu paragrafta hem ilginç olanlara hem de gerçekten alkışlanması gereken fikirlere değinmek istiyorum.
Avea: Dev stand, sıfır icraat, bol gürültü.
Turkcell: Dev stand, sıfır bilgilendirme, sıfır güleryüz, aptalca espri şovları.
(Bu 2 operatörün görevlileri arasındaki kıyafet rekabeti enteresandı. Bir yanda bahçıvanlar, diğer yanda miniler.. İşin en ilginç tarafıysa Vodafone'un olmamasıydı. Yahu senin 2 rakip firman orda, bas bas bağırıyor hodri meydan diyor, sen yoksun..)
Türk Telekom: Müthiş ilerlediler ve bunu standlarına da yansıtmışlar. Gurur duyuyoruz..
Piranha: Sağlam bir standları vardı. Her adımlarına gelişiyorlar. İlgiyle takip ediyorum. Webcam'den nerelere geldiler..
Minton: Gerek çizgileri gerekse teknolojileri üst düzeye ulaştı. Kulaklık ve mp3 çalar tercihim daima Minton'dan yana artık. Ses sistemi hususunda 1.sınıf olmanın yolundalar..
TTN: 3 sim kartlı telefonları ve çekilişleriyle ilgi çekti. Bakalım piyasada ne kadar canlı kalabilecekler.
Duracell: Küçük standa büyük ilgi vardı. Saçma sapan bir oyun oynatıldı ilgililere, boş boş ödüller dağıtıldı..
GP: En sevdiğim pil markasıdır. Bilhassa şarj cihazları ve şarj edilebilir pilleri şahanedir, uzun ömürlüdür. Artık iyice devleştiler.
Samsung: i900 Omnia şahane görünüyor. Son 3-4 yılda aldıkları yol tarifsiz.
Teknosa: Fuarla pek ilgileri yoktu ama şahane iş çıkardılar. Halkı memnun ediyorlar ürün yelpazesi, fiyatları ve teknik servisiyle.
Velhasıl kelam, İstanbul'un bir ucuna zar zor gidip 20 ytl verip içeri giriyorsunuz ve o kadar büyük bir alandan tatmin olacak verimi alamıyorsunuz.
Artık tek umudum 1-9 Kasım'da yapılacak Kitap Fuarı. Geçen yıl muhteşemdi..