Burada okuduğum kitaplarda kronolojik sıralamaya önem verdiğimden ve nasıl bir yol izleyeceğimden bahsetmiştim. Sıra geldi hayranı olduğum bir isme. Enver Paşa'ya.. Şevket Süreyya Aydemir'in 3 ciltlik bu eserinin ilk cildine başlamış bulunuyor. Tüm ciltler ortalama 600 sayfadan oluşmakta. Kitaplarda sadece Enver Paşa değil 1860 yılından 1922 yılına kadar olan biten herşeye değiniliyor. 1.cilte başladım ve ilk dikkatimi çeken 2.Abdülhamit Han'a yazarın ağır ithamlarda bulunması oldu. Açıkçası çok yadırgadım ama neticede önsözünde de belirtildiği gibi "bu kitabı yazan da bir insandır ve duyguları vardır". Bu 3 cilti eminimki 1.5 - 2 ayımı alacak. İlk kitabın önsözüyle bu yazıma son veriyorum.
"Bu kitap, bir insanın değil, bir devrin hikayesidir. Bu devir ne zaman başlar? Nerede biter? Bunu belirtmek güçtür. Çünkü tarih içinde devirlerle, bu devirlere müdahalesi olan kahramanlar, daha öncelerden gelişen birtakım şartların, oluşların mahsulüdürler. Onları bu şartlar ve bu oluşlar hazırlar. Onları bu şartlardan, bu oluşlardan kesin sınırlarla ayırmak mümkün değildir. Bir devri ve kahramanlarını, kendilerinden evvelki devrin doğum ağrılarından kopardığımız zaman, bu devir ve bu şahsiyetler, köksüz ve havada kalırlar. Bu esasa bağlı kalaraktır ki biz de, 'Makedonya'dan Ortaasya'ya Enver Paşa' eserimizde ele aldığımız devri, onun eşhasını ve başlıca davalarını verirken, onları hazırlayan daha önceki şartları ve olayları, mümkün olduğu kadar öncelerden aldık. Konumuzu tarihin akışı içine yerleştirmeye çalıştık. Böylece bir devri ve onun kahramanını hayat sahnesine atan doğum ağrılarını, derinlere inen uzunca bir zamanın akışı içinde izlemeye gayret ettik."