1. ve 2.ciltlerden sonra 3.cilde yaklaşık 4 gün önce başlamış ancak iş yoğunluğumdan ötürü burada tanıtamamıştım. Ciltler su gibi akıp gitti. Şevket Süreyya Aydemir güzel yazıyor, kendi fikirlerini -her ne kadar ağır da olsa- belirtiyor ve tarihimizi bir romana çeviriyor. Bu kitaptan sonra 3 ciltlik seriyi tamamlamış oluyorum. Sonrasında Enver Paşa ile devam edeceğim. Daha Enver Paşa hakkında Yusuf Gedikli'nin, Nevzat Kösoğlu'nun ve Mustafa Çolak'ın kitapları duruyor kütüphanemde. Sonrasında II.Abdülhamid ile devam etmek istiyorum burada da belirttiğim gibi. Lafı uzatmadan kitabın önsözüyle yazımı sonlandırıyorum.
"Tükenmiş Bir İmparatorluk.. Osmanlı İmparatorluğu yorgundu. Yenikti, tükenmişti. Tarihi ömrünü artık tamamlamak üzereydi. Zamanın çarkları, onun kitabını dürmek için işliyordu. Ve şimdi bilinen şudur ki bu Devlet, daha Birinci Dünya Harbine girdiği gün yenilmişti. Yani Enver Paşa, daha baştan kaybedilmiş bir harbe girmişti... Ama genç, ihtiraslı, hayallerine sınır tanımayan bir adam, bu çarkların kendisi için çalıştığına inanıyordu. Elinin altında, gene kendisi gibi genç, ihtiraslı, yenilgi kabul etmeyen bir Kumanda Kadrosu vardı. Gerçi tarih, şahıslarla beraber şartların da eseridir. Ama bizim için Birinci Dünya Harbi, tarihin kaçınılmaz kanunları ile, genç bir İhtiras Adamının, yani Enver Paşanın, kanlı bir pota içinde, kıyasıya boğuşmalarının hikayesi gibidir."