Barbaros'un Hatıraları'nı bitirdikten sonra geçen hafta satışa çıkan ve
hemen arşivime kattığım Erhan Afyoncu'nun 2 öğrencisiyle ortak yazdığı
"Osmanlı İmparatorluğunda Askeri İsyanlar ve Darbeler" adlı kitaba
başladım. Erhan hocanın üslub konusunda kimi örnek aldığını bilmiyorum
ama çok akıcı ve bol bilgi içeren bir kitap olmuş. Kronolojik olarak
ilerlemesi ve detayları da fazla boğmadan anlatması esere ek değer
katmış. Kategorisindeki bir eksikliği doldurmuş bu kitap. Arşivler için
önemi büyük. Hocayı tebrik ediyorum.
***
Cumhuriyet döneminde demokrasinin işleyişi sık sık darbelerle
kesildi. Aslında bu bizim eski bir geleneğimiz. Osmanlı
İmparatorluğunda askeri isyanlar ve darbeler, Fatih Sultan Mehmedin ilk
hükümdarlığı zamanında 1446 Buçuktepe İsyanı ile başlar ve 1913teki
Bâbıâli baskınıyla sona erer. Neredeyse Fatih Sultan Mehmedden sonra
isyanla yüzleşmeyen Osmanlı padişahı yok gibidir. 36 Osmanlı
padişahından 12sinin isyan ve darbeyle tahtını kaybettiği gözönüne
alındığında durumun vahameti daha iyi anlaşılır. Günlerce, hatta
aylarca devam eden isyanlar İstanbul halkına korkulu günler yaşatıyor,
günlük hayat tamamen felç oluyordu. İsyanlar zaman zaman o kadar ileri
boyutlara ulaşıyordu ki, bazen devlet adamlarının cesetleri köpeklere
yem ediliyor, bazen sadrazamların kelleleri alınıyor, bazen de
padişahlar acımasızca katlediliyorlardı.
(Tanıtım yazısından)