İskender Pala kitaplarına devam ediyorum. Bu kitapta çok sevdiğim Fuzuli'nin muhteşem şiirlerini, Osmanlı döneminde toplumun edebiyata ve kültüre olan merakını, Leyla'yı, Mecnun'u, Aşk'ı buldum adeta. Üstelik bunları daha ilk 100 sayfada buldum. Tavsiyeleri dinleyip almıştım bu kitabı ve müthiş istifade ediyorum.
***
Gök kubbenin altında insanın
ruhunu soyan kötülükler ve giyindiren aşklar adına...Doğu ak ejder
yılında başladı yirmi üç bin yıllık gizem...Uzayın sonsuzluğuna açılan
kapıyı keşfe çıkmış bilge rahipler, uğruna topluca can verdikleri bir
sırrın, binlerce yıl sonra, bir şair tarafından aşkın derin
katmanlarına saklanarak korunacağını bilselerdi...Siruş başlıklı
murassa hançerin kabzasına parmak izlerini bırakanlar, daha avuçlarının
sıcaklığı gitmeden hançer kınında kan biriktiğini bilselerdi...Bağdat,
İstanbul, Roma, Paris ve diğerleri; kıyılarına vuran yeni aşkın, bütün
eski tarihlerini
dolduracak yoğunlukta olduğunu bilselerdi...Bilgeler, katiller, asiller
ve sevgililer; ellerinde tuttukları kitabın alev almaya hazır bir aşk
külçesine dönüşmek üzere olduğunu bilselerdi...Şair, ipeksi dizeleri
arasına hayaller gibi sakladığı şifrelerin hoyrat ellerde ihtirasla
parçalandığını, sonsuzluk şarabına kadeh yaptığı gelincik yapraklarının kinle dağıtıldığını bilseydi...Ve şimdi kim bilebilir neler olacağını,Babi uyandığı zaman?!..
(Tanıtım yazısından)