Kitap Tanıtımı #81: Katre-i Matem

Yağız Gönüler tarafından yayınlanmıştır 28. Mayıs 2010 16:10

Kütüphanemdeki son İskender Pala kitabına da geçmiş bulunuyorum. Aslında kitabın bitmesine çok az kaldı ama yine de paylaşmak istedim âdetim gereği. Osmanlı dönemindeki lale devrinde işlenen bir cinayeti anlatıyor. İskender Pala, kitabın orjinalini bir müzayedede satın almış. Kitabı günümüz Türkçesine uyarlamış. Gerçekten çok sürükleyici bir roman. Kitap hakkında bir söyleşi şurada.

***

Roman, müzayededen alınan elyazması bir kitabın hikâyesi olarak başlıyor. Okurlar, bu elyazması kitabın açtığı kapıdan içeri giriyor, bir devre adını veren lalenin izinde İskender Pala'nın yarattığı etkileyici ve büyüleyici bir atmosferin içinde yol alıyor.

İstanbul bu romanda, karmaşası, heyecanı, isyanları, kalabalığı ile lalelere bürünüyor. Öyle ki lale sadece bir çiçek değil, bir yaşayış tarzı, estetik bir tavır, kültürel ve tarihsel bir birikim olarak İstanbul'u, hatta tüm Osmanlı'yı çevreliyor. İstanbul, doğal tüm güzelliklerinin, mimari şaheserlerinin tarihî debdebesi ile beraber lalezarlara, lale yarışlarına, lale şiirlerine bezeniyor; lalelerin şehri, renklerin şehri, yaprakların şehri haline dönüşüyor.

İskender Pala, Katre-i Matem'de usta kalemiyle lalelere bezediği İstanbul'da kavuşup doyulamayan, kavuşulamayıp yakan aşkların elemli ve Osmanlı hallerini de tüm ıstırap ve coşkularıyla anlatıyor. Sevdiğini, aşklarının ilk gecesinde kaybeden Şahin'in macerasını anlatan roman, bu kaybın ardındaki esrarı çözmek için külhanlara, tomruklara, lalezarlara ve hatta Osmanlı sarayına kadar gidiyor. İşte bu yolculuk, okuru hiç ummadığı yerlerde hiç ummadığı maceralarla karşılaştırıyor.

Cinayetlerin gölgesiyle giderek gizemli bir hal alan olaylar Lale Devrine nihayet veren Patrona Halil İsyanının yakıcı siyasal çalkantılarıyla birlikte çözülmeye başlıyor.

Kalemimi hokkaya bandırdığım şu anda –ki Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'yı canından; Sultan III. Ahmed'i de tahtından eden cehennemden nişan Eylül İhtilali'nin üzerinden henüz iki hafta geçti- şahit olduğum olayları yazıp yazmamakta kararsız sayılırım.

Bilemiyorum. Yazmak gerektiğini düşündüğüm şeyler bir bakıma devlete ait sırları ifşa etmek gibi bir ihanetin ağırlığını da vicdanıma yükleyecek. Öte yandan Şark'ın kutsal çiçeği laleye dair yorumlarda bulunacak ve belki şükufeciyan esnafını gücendirmiş de olacağım.

Ama birisi çıkıp yiğit Şehzade Ahmed'i, aşağılık isyancıların yaptıklarını, cennete benzeyen İstanbul'u ve Sadabat'ın laleye kattığı zarafeti anlatmazsa bu dahi tarihe ve şehre haksızlık sayılır.

(Tanıtım yazısından)

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Etiketler: ,

Sosyal Mevzular

Yorumlar



Bu site BlogEngine.NET 1.4.5.0 ile oluşturulmuştur. Türkçe çevirisi BlogEngine TR ekibi tarafından yapılmıştır.
Sitedeki kod ve tasarım değişiklikleri ise Yağız Gönüler tarafından geliştirilmiştir.
2008 © www.yagizgonuler.com

Paslaş

       

Anket

Mesleğinizden arta kalan zamanınızı nelere harcıyorsunuz?







Sonuçlar

Calendar

<<  Şubat 2012  >>
PaSaÇaPeCuCuPa
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Yazıları geniş takvimde göster

Ne(ler) Okuyorum?


Ne Dinliyorum?

Bob Marley & The Wailers - Lively Up Yourself (2 saat önce)
Bob Marley & The Wailers - Jamming (2 saat önce)
Bob Marley & The Wailers - Is This Love (2 saat önce)
Bob Marley & The Wailers - Iron Lion Zion (2 saat önce)
Bob Marley & The Wailers - I Shot The Sheriff (2 saat önce)
Bob Marley & The Wailers - Get up,stand up (2 saat önce)
Bob Marley & The Wailers - Exodus (2 saat önce)
Bob Marley & The Wailers - Could You Be Loved (2 saat önce)
Bob Marley & The Wailers - Buffalo Soldier (2 saat önce)
Bob Marley & The Wailers - Africa Unite (2 saat önce)

İstanbul'da Hava

ISTANBUL

Ziyaretçi Sayısı