Emrah Serbes'le devam ediyorum. İlk romanıydı aslında "Her Temas İz Bırakır" ama ben sona bıraktım. Seviyorum bir yazarın romanlarını peşpeşe okumayı. Üstelik polisiye de roman türleri arasında en sevdiğimdir. Kitabı 2 günde bitirmenin kıyısına geldim, muhtemelen bu gece biter. Kusursuz ilerledi, sonu nasıl bitecek meraktan çatlıyorum diyebilirim. Polisiye ve mizah sevenlere tavsiyemdir..
***
Kızılay, Sakarya Caddesi, SSK
İşhanı, Dil-Tarih, Atakule, öğrenci evleri... ve Emniyet... Cinayet
Masası. Behzat Ç., "yeni müktesebata" uyum sağlayamamış, lambur lumbur,
"dişli" bir başkomiser. Müzik dinlemez, polis telsizi dinler. Kitap
okumaz, gazeteye spor sayfasından başlar. Herhangi bir siyasi görüşü
yok. "İçimizden birinin" üçüncü sayfa haberlerine yansımış hali gibi,
adı bile tam değil. 1. Amatör'de duran toplara iyi vuran bir stoperken,
topçuluğu bırakıp başkalarını tekmelemeye başlamış. Mesela beş lira için
kalbinden adam bıçaklayanları, on üç yaşında kızlara tecavüz eden,
namus için en yakın akrabalarını vuranları... Kendi adalet anlayışı
bakımından sorun yok; "it uğursuz" kimdir, belli gibi görünüyor... Ama
acaba öyle mi? Behzat Ç.'yi ve onun adalet duygusunu da rahatsız eden
işler olabiliyor bazen hayatta... At izinin it izine karıştığı bir
cinayet... Kim, niye öldürsün bu kızı? Hem niye bu şekilde? Siyaset
karışmış desek?.. Garip... Öğrenci âlemine, başka âlemlere, ama asıl
polis âlemine dikiz atan, entrikası bereketli bir polisiye...
(Tanıtım yazısından)