Afili Filintalar kadrosunun yıldızlarından Alper Canıgüz'ün 5 yaş penceresinden baktığı şahane kitabı. Sonlarına yaklaştım, bol bol güldüm ve şaşırdım.
***
"Beş yaş insanın en olgun çağıdır;
sonra çürüme başlar. Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm
yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki
insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler
çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan
biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan
kaçış yoktu. Zaman acımasızdı ve ben hızla yaşlanıyordum. Hayatımdaki tek iyi şey artık anaokuluna gitmek zorunda olmayışımdı.
Zarardan kâr. Uzun süre annem ile babama anaokulunun bana göre bir yer
olmadığını anlatmaya çalışmıştım aslında. Bütün rasyonel dayanaklarıyla.
Hiçbir işe yaramamıştı maalesef. İlla ki uykumda kan ter içinde
tepinmek, servis minübüsü kapıya geldiğinde küçük çaplı bir sinir krizi
geçirmek gibi yöntemlere başvurmam gerekecekti derdimi anlamaları için.
Kepazelik. İnsanı kendinden utandırıyorlardı."
Alper Canıgüz, Tatlı Rüyalar'dan bilinen sürükleyici diliyle, 5
yaşındaki bir çocuğun içine düştüğü bir hikayeyi anlatıyor. Yaşının
avantajıyla her yere girip çıkan, hem filozof, hem fırlama bir oğlan...
Hikayeyi ve "karakteri" çevreleyen semt hayatı ve mahalle atmosferi de,
bizzat karakter kazanıyor, anlatıda...
Polisiye, fantastik ve mizahi edebiyatın tadlarını ustaca kaynaştıran,
olağanüstü özgün, çok iddialı bir kitap.
(Tanıtım yazısından)