Alper Canıgüz'ün okuduğum 2.kitabı. İlki "Oğullar ve Rencide Ruhlar" daha keyifliydi ancak bundan da büyük tat aldığımı söyleyebilirim. Kitap kapağında yazdığı gibi gerçekten de hem komediyi hem romantizmi hem de psiko-absürd konuları barındırıyor.
***
Türk bir anne ile Fransız bir
babadan olma Hector Berlioz –kendisi Türkiye’de yaşayan bir Fransız
Türk’üdür- sıradan bir pazar sabahı kahvaltı ederken bir ilan okur ve
“hayatı değişir”... “Hayatımı satıyorum! 25 yaşında, iyi eğitimli, iki
yabancı dil bilen sağlıklı genç, geri kalanını temin edebilmek amacıyla
hayatının bir bölümünü satıyor. İlgilenenler aşağıdaki telefon
numarasına başvurarak randevu alabilirler.”
Genç yazar Alper Canıgüz’ün ilk romanı yukarıda tırnak içine alınan
ilanla başlar. Tatlı Rüyalar, kitabın alt başlığında da belirtildiği
gibi, gerçekten ‘psiko-absürd’ ve de ‘romantik komedi’. Zekice
kurgulanmış, bir ilk kitaptan -alışıldığı üzere- beklenmeyecek kadar iyi
yazılmış, kıvrak dilli, özellikle de saçma, komik ve psikolojik...
Gerçek bir serüven, gerçek bir roman... Romana sonundan bakarsanız,
matrak bir romantizm de bulabilirsiniz. İşin psikoloji kısmına
gelince... Yazarımız her ne kadar 1969 doğumlu genç bir psikolog ise de,
burada mesleğini kötü temsil ettiği bile söylenebilir. Binyıl Kitap
ekinde yayımlanan söyleşisindeki ifadeleriyle aktaralım durumu: “Tatlı
Rüyalar’da psikolojinin kullanımdan ziyade ‘kötüye kullanımı’ mevcuttur.
Psikoloji nedir ne değildir, bu konuda çoğunluğun kafasının karışık
olduğunu biliyorum. Davranış örüntüleri hakkında büyük bilgi birikimine
sahip olmakla birlikte iş, insan ruhunun ne menem bir şey olduğu
konusuna gelince psikologların durumu da daha parlak değil diye
düşünüyorum. İşte kitaptaki ‘psikoloji parodisi’ bununla ilgilidir.”
Tatlı Rüyalar, “uzun süredir keyifli bir kitap okumadım” diyenlere hiç
çekinmeden “ aradığınız işte bu” diye tavsiye edebileceğiniz bir kitap.
(Tanıtım yazısından)