Bazı yazarları "
çok sevdiklerimiz" kategorisine dahil etmesek bile, eserlerini okumak isteriz. Milan Kundera için "
benim çok ayrı yere koyabileceğim bir yazar" diyemem ancak bir gün Prag'a gidersem (
Roma'dan önce asla olamaz elbette) sebebi Kundera olacak. Bu kadar güzel, bu kadar gizemli anlatılmaz o şehir. Kitaba geri dönecek olursam, insan ilişkilerindeki cinsellik, politiklik ve baskıcılık, derinden gelen bir nefretle anlatılıyor. Kitap tıpkı ismi gibi gülmekle unutmanın arasında kalıyor. Bu yüzden şimdiye dek okuduklarım arasında en sevdiğim Milan Kundera kitabı oldu diyebilirim gönül rahatlığıyla. İkinci olarak "
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği" geliyor elbette. Kütüphanemde okumamı bekleyen "
Kimlik" var bir de ancak okumam için 1-2 ay bekleyebilir. Güze yarimin güzel hediyesi "
Gülüşün ve Unutuşun Kitabı"ndan alıntılarla bu tanıtımımı da sonlandırayım.
***
“Kendi iç zavallılığımıza karşı kullanılan en alışılmış reçete, aşktır. Çünkü gerçekten sevilen bir kişi zavallı olamaz. Çünkü bütün zayıflıkları, aşkın sihirli bakışıyla bağışlanır.” (s.159)
“Anlamak, karşısındakiyle kendini karıştırmak, onda kendisini bulmaktır. Şiirin sırrı buradadır.” (s.186)
“Alay, aşkın ve şiirin düşmanıdır. Bunun için size bir kez daha söylüyorum ve hiç unutmamanızı istiyorum: Aşk gülünç olamaz. Aşkın gülmeyle hiçbir ortak yanı yoktur.” (s.186)
“Aşk şiirdir, şiir aşktır ve anlamak ötekiyle kendisini birleştirmek ve onda yanmaktır.” (s.188)
“Aşk bitmeyen bir sorgulamadır. Evet, aşkın bundan daha iyi bir tanımını bilmiyorum.” (s.208)
Milan Kundera, Gülüşün ve Unutuşun Kitabı